CumhurbaşkanıRecep Tayyip Erdoğan, 2014’ten bu yana geleneksel olarak her yıl sahipleriyle buluşturdukları Necip Fazıl Ödülleri’nin, bugün gelinen nokta itibarıyla sanat ve düşünce dünyasında kanon oluşturucu bir nitelik kazandığını belirterek, “Bu ödüller, tam da 12 yıl önce tahayyül ettiğimiz şekilde kültür, sanat ve fikir dünyamıza yeni bir pencere açmıştır. Türkiye’nin kültür sanat havzasını çoraklaştıran ‘al gülüm ver gülümcü’ anlayışın önemli ölçüde kırılmasına katkı sunmuştur.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen 12. Necip Fazıl Ödülleri Töreni’ndeki konuşmasında, “Yeditepe üstünde zamanın gergef işlediği aziz İstanbul’da” katılımcılarla beraber olmanın bahtiyarlığını yaşadığını dile getirdi.
Bu sene “Sonsuzun fethine çık” temasıyla 12’ncisi tertiplenen Necip Fazıl Ödülleri’nin ilim, kültür ve sanat camiası başta olmak üzere ülke ve millet için hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, “Üstad’ın hem kalplerde hem de zihinlerde bıraktığı izleri bugünlere taşıyan Necip Fazıl’ın fikri ve edebi mirasını güçlü bir şekilde yaşatan her bir kardeşime canıgönülden teşekkür ediyorum. Sözlerimin hemen başında şairler sultanı, büyük mütefekkir, hak bildiği yolda gözünü budaktan sakınmayan büyük dava ve aksiyon adamı Üstad Necip Fazıl Kısakürek’i bir kez daha rahmetle yad ediyorum.” dedi.
Erdoğan, 2023’te dualarla son yolculuğuna uğurladıkları Kısakürek’in büyük oğlu Mehmet Kısakürek’e de Allah’tan mağfiret niyaz ettiğini belirten Erdoğan, “Yine bu vesileyle 2025’in şubat ayında emaneti sahibine teslim eden hattatların reisi Hasan Çelebi hocamızla birlikte geçmişte Necip Fazıl Ödülleri’ni tevdi ettiğimiz Nuri Pakdil’e, Teoman Duralı’ya, Rasim Özdenören’e, Ahmet Özalp’e ve Nevzat Atlığ’a da Cenab-ı Mevla’dan rahmet diliyorum. Bu isimlerin her biri inşallah daha nice yıllar boyunca hep minnetle, hep şükranla hep kemal-i hürmetle yad edilecek. Hepsi inanıyorum ki gelecekte de bir fener misali yolumuzu, ufkumuzu ve zihnimizi aydınlatmaya devam edecek. Cümlesine rahmet olsun.” ifadesini kullandı.

“GENÇLERİMİZ İÇİN PUSULA GÖREVİ GÖRÜYOR”
Memnuniyetle müşahede ettiği bir hususu katılımcılarla paylaşmak istediğini dile getiren Erdoğan, “2014’ten bu yana geleneksel olarak her yıl sahipleriyle buluşturduğumuz Necip Fazıl Ödülleri, bugün geldiğimiz nokta itibarıyla sanat ve düşünce dünyamızda kanon oluşturucu bir nitelik kazanmıştır. Bu ödüller, tam da 12 yıl önce tahayyül ettiğimiz şekilde kültür, sanat ve fikir dünyamıza yeni bir pencere açmıştır. Türkiye’nin kültür sanat havzasını çoraklaştıran ‘al gülüm ver gülümcü’ anlayışın önemli ölçüde kırılmasına katkı sunmuştur. İşte bugün burada olduğu gibi ödül sahiplerimizin birbirinden kıymetli eserleri, eşsiz güzelliklerle dolu olan medeniyet bahçemizi yeni ürünlerle, yeni çiçeklerle süslüyor. Üstelik bu eserler, yeni nesillerin ve genç kalemlerin sıhhatli bir kültür sanat ikliminde yetişmesine de vesile oluyor.” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bunu özellikle şunun için söylüyorum, insana dair hasletlerin hızla tükendiği ve tüketildiği bir çağda yaşıyoruz. Küreselleşmeyle birlikte kültürel bir yozlaşma, kültürel bir çölleşme de tüm dünyayı etkisi altına alıyor. Dijital teknokültürün pek çok alanda olduğu gibi edebiyatta da yön ve anlam krizine yol açtığı bir dönemde gençlerimiz için pusula işlevi gören Necip Fazıl Ödülleri’mizi bu bakımdan son derece kıymetli buluyorum. Sizler, Üstad’ın hayalini kurduğu gençliğin yolunu kaybetmemesi ve daima istikamet üzere olması için çok mühim bir misyonu yerine getiriyorsunuz. Rabbim hepinizden razı olsun. Emeklerinizi inşallah hayra ve berekete tebdil eylesin diyorum. Ödüllerini takdim edeceğimiz yazarlarımızı, şairlerimizi ve sanatçılarımızı şahsım ve milletim adına ayrı ayrı tebrik ediyorum.”

“SİYASİ MÜCADELESİNDE MÜSTESNA BİR YERE SAHİP OLMUŞTUR”
Şiirlerini estetikle, fizik ve metafizikle, ince bir işçilikle bezeyen Necip Fazıl; tefekkürü sanatının hem kalesi hem de temeli hâline getirmiştir. Türk şiirinin zirve şahsiyetlerinden biri olarak üstadın sesi, kendinden öncekilerden farklıdır. Mısraları asırlık çilelerin yükünü taşır; kendi zamanını aşar, geleceğe uzanır.
Üstad ile tanışma şerefine nail olmuş bir kardeşinizim. Necip Fazıl, şahsımın yarım asrı bulan siyasi mücadelesinde daima müstesna bir yere sahip olmuştur.
Biz ve bizim neslimiz; onurlu ve namuslu bir fikir mücadelesinin nasıl verileceğini Necip Fazıl’dan öğrendik.
“NETANYAHU DENEN ZALİM ÇAĞRILARA KULAK ASMIYOR”
Şehit edilen 71 bini aşkın Filistinli kardeşimize Allah’tan bir kez daha rahmet niyaz ediyorum. Mekânları cennet olsun inşallah. Kışın soğuğunda, son derece kısıtlı imkânlarla hayata tutunmaya çalışan; şartlar ne olursa olsun direniş ve diriliş ruhunu muhafaza eden tüm Filistin halkına buradan dayanışma duygularımı iletiyorum.
O çadırların içinde, kışta, yağmurda, çamurda; yediden yetmişe çocukların, annelerin, yaşlıların hâlini ekranlardan hep birlikte izliyoruz, değil mi? Konteyner gönderelim diyoruz; Birleşmiş Milletleri devreye sokuyoruz, Batı’yı devreye sokuyoruz. Ancak Netanyahu denilen bu zalim, bu Fıravun zihniyeti, bu çağrılara asla kulak asmıyor ve hiçbirini kabul etmiyor. Hesapların üstünde bir hesap var. Onun da vakti saati gelecek.
BATI’NIN ÜLKEMİZDEKİ DİSTRİBÜTÖRLÜĞÜNÜ YAPANLAR!
Bu ülkede on yıllar boyunca ideolojik kabilelerin dışında kalan hiç kimseye nefes aldırmayanların; kendilerini okumuş, aydınlanmış, ilerici görüp başkalarını cehaletle itham edenlerin devri, fikir hayatımızda da artık sona eriyor.
Batı’nın ülkemizdeki distribütörlüğünü yapanların yerini; ayakları bu topraklara basan, bu milletin değerlerinden beslenen, nitelikli eserleriyle kültür ve sanat hazinemizi zenginleştiren aydınlar, yazarlar, şairler ve edipler alıyor. Bunu ülkemizin aydınlık geleceği adına son derece kıymetli buluyorum. Yarın her alanda çok daha iyi yerlerde olacağımıza yürekten inanıyorum.
Bir keresinde, şimdi hatırlıyorum, üstad mahkemeye çıkıyor. Hakimler kendisini artık çok iyi tanıyor; sürekli karşılarında. “Artık senden bıktık” diyorlar. Üstadın cevabı ise her zamanki gibi manidardır:
“Siz burada hancı, ben burada yolcu olduğum sürece, ben buraya daha çok uğrarım.”
İşte üstad bu. Onun için unutmayın: Bizler bu yolda yolcu oldukça, birileri de hancı oldukça, biz bu hana daha çok uğrarız. Rabbim yolumuzu da bahtımızı da açık etsin.

Bu yılki ödüllerimizin sahiplerini açıklıyorum;
Şiir Ödülü: Celal Fedai
Hikâye-Roman Ödülü: Tarık Tufan
Fikir-Araştırma Ödülü: Peren Birsaygılı Mut
İlk Eserler Ödülü: Merve Uygun
İlk Eserler Ödülü: Hasan Bozdaş
Uluslararası Kültür Sanat Ödülü: Dia al-Azzawi
Çocuk Edebiyatı Ödülü: Ayşe Sevim
Müzik Ödülü: Bayram Bilge Tokel
Saygı Ödülü: Hasan Aycın









