
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları;
Her yıl olduğu gibi bu sene dekonferansa titizlikle hazırlık yapan inşallah icrasını da başarıyla gerçekleştireceğine yürekten inandığım Dışişleri Bakanlığımıza sayın bakan ve ekibine konferansın tertiplenmesinde emeği geçen her bir arkadaşıma teşekkür ediyorum.
Geçtiğimizyüzyılın ilk yarısında 20 yıl arayla milyonlarca insanın hayatını kaybettiği 2dünyasavaşı yaşanmıştı. Holokost yine bu dönemde yine büyük bir barbarlık ve vahşet örneği olarak insanlığın ortak hafızasında derin izler bırakmıştı.İkincicihan harbi sonrası inşa edilen küresel yönetişim ve güvenlik mimarisinin gayesi benzer trajediler, soykırımların, savaş ve insanlık suçlarının önüne geçmekti. Bunda tam başarı sağlandığını söylemek yanlış olur. Ruanda’da yaklaşık 100 gün içinde 800 bin insan soykırıma uğradı, Bosna’dautanç verici katliamlar yaşandı. Irak’taArakan’daSomali’de Orta Afrika’da ve daha pek çok yerde milyonlarca masum insan çatışma ve iç savaş sebebiyle hayatını kaybetti.
Komşumuz Suriye’de 600 binden fazla Suriyeli,Baasrejiminin saldırılarında şehit oldu. İşkence merkezlerinde yüz binler eziyet gördü. Milyonlarca Suriyeli ülkesini terk etti.13.5yıl boyuna katliam devam ederken,13.5yıl boyuna sivillerin tepesine varil bombaları yağarken vicdan sahibi bir avuç ülke dışında hiçbirinin sesi çıkmadı.

Hiroşima’ya atılandan 14 kat fazla bomba ile Gazze’yi yerle bir ettiler.
Türkiye’nin hem kendi hak ve çıkarlarını layıkıyla savunabilmesi dost ve kardeşlerine yardım eli uzatabilmesi için ekonomik, askeri, diplomatik bakımdan güçlü olmak dışında bir seçeneği yoktur. Kıymetli dostlar tecrübeyle sabit bu acı hakikat karşısında biz de stratejilerimizi belirliyor, adımlarımızı planlıyor, yere sağlam basıyor, hiçbir işi şansa bırakmıyoruz.
İçinde bulunduğumuz asrı Türkiye yüzyılı yapmak için incelikle örülmüş çok boyutlu bir politikayı adım adım hayata geçiriyoruz. Bu mücadelede ülkemizin dış ilişkilerinin icrasında merkezi bir konuma sahip olan hariciye teşkilatımıza tabiatıyla büyük sorumluluk düşüyor.
Ekonomisiyle ihracatıyla turizmi ileSavunma Sanayisi ile ve elbette uluslararası itibarıyla Türkiye büyüdükçe Türkiye’nin küresel siyasetteki önemi ve ağırlığı arttıkça sizin mesaimiz de yoğunlaşıyor.









