CNN TÜRK Muhabiri Mehmet Şimşek, Sudan’da yaşanan iç savaşın ardından ortaya çıkan yıkımı ve insanlık dramını başkent Hartum’dan aktardı. Şimşek, Hartum’un Riyad bölgesinde bulunduklarını belirterek, bölgedeki manzaranın yerel kaynaklardan alınan bilgilerle birlikte dehşet verici boyutları gözler önüne serdiğini söyledi.

Bölgede neredeyse tüm binaların, sivillerin kullandığı yapılar dâhil olmak üzere hapishaneye ve işkence merkezlerine dönüştürüldüğü belirtildi. Yerel kaynaklara göre bu merkezlerde askerler ve siviller tutuklanarak ağır işkencelere maruz bırakıldı. İşkencelere dayanamayarak hayatını kaybedenlerin cesetlerinin ise yine diğer mahkûmlara taşıttırıldığı ifade edildi.

Şimşek, çöplüğü andıran bir alanda dikkat çeken bir yatağın, hayatını kaybeden kişilerin cesetlerini taşımak için sedye gibi kullanıldığını aktardı. Cesetlerin bu bölgeye getirildiği, taşıma işleminin de yine tutuklulara yaptırıldığı kaydedildi. Alanda bulunan Sudanlı bir kişiye ait pasaport ise bölgedeki kimliksizliğin ve kaosun boyutunu ortaya koydu.

Muhabir Mehmet Şimşek, yerel kaynaklardan alınan bilgiler doğrultusunda kamerayla yükseltili alanlara yöneldiklerini ve bu noktaların birer toplu mezar olduğunu aktardı. Sudan Adli Tıp Kurumu’nun bölgede incelemeler yaptığı, her bir çukurda yaklaşık 15 ila 20 kişinin gömülü olduğunun tespit edildiği belirtildi. Bu kişilerin büyük bölümünün işkence sonucu hayatını kaybettiği ifade edildi.

Bölgenin “hapishaneler bölgesi” olarak anıldığını belirten Şimşek, sivillere ait evlerin ve kamu binalarının hücrelere dönüştürüldüğünü, hayatını kaybedenlerin de bu alanlara gelişigüzel gömüldüğünü söyledi. Toplu mezarların, Hızlı Destek Kuvvetleri tarafından dikkat çekmemesi için normal mezar görünümünde düzenlendiği, ancak yapılan incelemeler sonucunda gerçeğin ortaya çıktığı kaydedildi.

Sudan’da yaklaşık 2,5 yıl süren çatışmaların ardından başkent Hartum’da savaşın izleri gün yüzüne çıkarken, Hızlı Destek Kuvvetleri tarafından öldürülen asker ve sivillerin toplu mezarlara gömüldüğü bu alanlar, yaşanan insanlık dramının en somut kanıtı olarak değerlendiriliyor.









